Kayıtlar

Eylül, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Lafargue ve Tembellik Hakkı

Çalışmak çok güzel, evet. Herkes çalışmalı, çalışmazsak hiçbir şey olmaz. Daha çok kazanmak için daha çok çalışmalıyız. Peki bu kadar çalışırken yaşamaya devam edebiliyor muyuz? Çok çalışıp zamanı olmadığından kazandığını harcayamayan insanlar vardır. Bizi bu insanlardan ayıran ne?  Çalışmak, çalışmak, çalışmak. Evet, çok önemli ama bu kadar çok olması gerekli mi?  "Hıristiyan ahlakın sefil bir taklidi olan kapitalist ahlak, işçinin tenselliğini lanetliyor. Üreteni en asgari ihtiyaçlara indirgemeyi, keyiflerinden ve tutkularından arındırmayı ve acımasızca, dur durak bilmeden çalışan bir makine işlevine mahkûm etmeyi hedefliyor." Paul Lafargue'nin bir diğer görüşü ise: "Kapitalist uygarlığın egemen olduğu ulusların işçi sınıfları garip bir çılgınlığın pençesine düşmüş. Bu çılgınlık, talihsiz insanlığa iki yüzyıldır eziyet eden bireysel ve toplumsal sefaleti de peşinde sürüklüyor. Çalışma aşkıdır bu çılgınlık, bireyin soyu sopuyla birlikte canının çıkarılmasına dek var...

Fromm ve İtaatsizlik

 “Yüzyıllar boyunca krallar, rahipler, derebeyleri, sanayici patronlar ve ebeveynler, itaatin bir erdem, itaatsizliğin ise bir ahlaksızlık olduğunda ısrar etmişlerdir. Yeni bir bakış açısı getirmek için, bu görüşe karşı şu açıklamayı öne sürelim: İnsanın tarihi, bir itaatsizlik eylemiyle başlamıştır ve bir itaat eylemiyle sonlandırılması beklenmedik bir şey değildir.” diye başlar kitap. Adem ve Havva’yla, Yunan miti Prometheus’u ele alır. Adem ve Havva ilk günahı işlemeseydi cennetten kovulup dünyaya gelmeyeceklerdi ve biz var olmayacaktık. Prometheus ise tanrılardan ateşi çalıp insanlara vermeseydi insanlık son bulacaktı. İtaatsizlikle başladı insanlık tarihi, itaat neden sonu olmasın?  “Eğer itaatsizlik insanlık tarihinin başlangıcını oluşturduysa, itaat de pekâlâ bunun sona ermesine neden olabilir.”  Varlığımızın en büyük kanıtı düşünebilmemiz aslında ve düşündükçe hem kendimizle hem çevremizle hem de bize dayatılanlarla çelişmeye başlarız. Kabuğumuzdan sıyrılırız. Art...

Demokrasi ve İtaatsizlik

 İtaatsizlik dediğimiz kavram günümüzde çok kötü bir şeymiş gibi bize sunulur oysa demokratik toplumların olmazsa olmazıdır. Demokrasi, halkın oybirliğiyle seçtiği, halkın iyiliği, gelişimi için çalışan, halkın sözcüsüdür aslında. Demokratik toplumda başa gelen kişi onu seçen halkın istek ve düşüncelerini hiçe sayamaz. Hiçe sayıyorsa zaten o devlet demokratik olmaz. Halk, istemediği bir durum olduğunda devlete “hayır” diyebilir. Yani devlete itaatsizlik eder. Halkın seçtiği devlet, halkı dinlemezse protesto edilir. İtaatsizlik halkın hakkıdır. Thoreau da Sivil İtaatsizlik kitabında bunları anlatıp bizi aydınlatmıştır. Tabii bu itaatsizliğin kavgayla, gürültüyle değil konuşarak gerçekleşmesi gerektiğini de ele almış; sözsüz eylemlerin ve eylemsiz sözlerin itaatsizlikten ziyade boş safsata olduğunu ileri sürmüştür.  *Özgürlük olmadan sivil itaatsizlikten söz edilemez. Sivil itaatsizlik, demokratik bir ortamda var olabilir. Söz konusu demokratik ortamda birçok sorun çözülebilir. ...