Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hayatımı Yazsam Roman Olur Sözünün İroniliği

 "Hayatımı yazsam roman olur!" sözlerini çok duymuşsunuzdur. Aslında baktığımızda hepimizin hayatı bir romandır. Yazarı ise biz.  Günlük yazmayı, program yapmayı falan da bu sebeple çok önerirler zaten. Ne yaptığını, zamanını neye harcadığını gör.  Hani "hiç zamanım yok!" diyoruz ya, sadece bir hafta her gün her saat ne yaptığımızı yazsak o 24 saatin bize nasıl yetmediğini çok net görmüş oluruz.  Konumuza dönüp daha geniş bir şekilde baktığımızda yaşadığımız dünyaya kadar her şeyi bir kitap olarak görebiliriz. Yazarı zaten belli. Evrenin oluşumundan itibaren kitabın başladığını düşünün. Çağları da cildi olsun. Serinin içinde bir kitaptasın. Küçük yazılı, kalın bir kitap. Sen o kitabın içinde sadece bir kez adı geçen, belki adı bile geçmeyen bir karaktersin. Silüet.  Nokta kadar değerin yok derler ya o hesap işte. Nokta kadar değerin yok olduğun kitapta. Yaşadığın dünyada. Nefes aldığın coğrafyada. Doğduğun ilde bile.  Ya da kendini bir filmin içinde hayal e...

Çocuk Aileye Baka Baka Kararır

 "Anneler erkek evlatları için köle olduğundan erkekler tüm kadınlardan aynı şeyi bekliyor" dedi annem. Şu haklılığa bakar mısınız? Sen oğlunu el üstünde tutarken kızına hizmetçi muamelesi yaparsan aynı şeyi oğlun da gidip başkasına yapacak.  Sen kızını "kalk babana şunu yap, kalk abine şunu yap, bak erkek kardeşin geldi" diye yetiştirirsen o kız erkekler karşısında her zaman kendini küçük hissedecek.  Eğitim ailede başlar çünkü insan büyürken ilk olarak ailesini görür. Çevresine bakarak bir şeyleri kafasında oturtturur. Büyüdüğünde fikirleri değişebilir, tam tersi bir durum takınabilir ama çocukluktan itibaren beynine empoze edilen fikirler ömrünün sonuna kadar içinde bir yerde kalır. Eğer güçlü bir kızınız olsun istiyorsanız önce güçlü bir kadın olun. Eğer köy ağası değil de iyi bir oğlunuz olsun istiyorsanız eşinize hizmetçi, kızınıza köle, kendinize de paşa muamelesi yapmayın.